
Sen yoksun; herşey bir noksan, herşey yarım. Kısacası " sensiz " tadsız tuzsuz bir hayat. Ha bıçağı göğsüne saplamışsın ha şakağına soğuk kelimeleri dayamışsın. Değişen ne ki sevgili… Herşey " eksik ", herşey " sana " noksan… Herşey çıktığın demir kapı gibi; hayat kadar dağınık , ölüm kadar soğuk. Şimdi sensizliğin akşamını demlemekteyim hayatın isli çaydanlığında… Kim bilir ben bu satırları yazarken, sen dört duvar arasında bu aşkın sana biçtiği kadar isyankarsın… Ben Seni Seviyorum dediğimde Seni Seviyordum… Ben Seni Özlüyorum dediğimde Seni Özlüyordum… Ben Senin İçin Ölürüm Dediğimde ben senin özleminden zaten ölüyordum… Ve Ben Şimdi Senin Hayatından Gidiyorum! Ne zaman Eylül’ de bir yağmur yağsa, ben bir dağ manzarası karşısında ıslanıyor olacağım, Ne zaman gecenin nefesinde dinlettirdiğin o şarkı kulaklarıma takılsa gözlerimden iki damla dolduracak gamzelerimi, Ne zaman bir parfümeriye girsem hala kokunu arıyor olacağım, Ben seni sevmeyi hiç unutmayacağım…
kelimeler dile vurup.. gideni yazmaya yeltendiğin zamanlara bir ömürün ana fikrini sıyırıp acını hüznünü ara ara acının o kanatan mutluluğunu sade yalın içinden geldiği gibi herkezin anlıyacağı değil belki ama ,herkezin içinde birşeyler bulacağı bir şekle koyup sunduğun için iyiki varsın diyesim geliyoorr iiiyiki varsın